Alessandro Gualtieri, genellikle hoşa gitmeyen kokulardan oluşan ve bir şekilde onları güzel ve hatta büyüleyici kılan parfümler yaratma yeteneğiyle övülmeli. İnsanların en basit ve doğal kokularından ilham alıyor ve bunu bir sanat eserine dönüştürmeyi başarıyor. Bergamask’ı ise küçük bir İtalyan köyünde geçirdiği bir akşamın ardından yarattı. Anlattığına göre ilhamını kasabanın bir dans festivaline katılarak almış, havadaki kokudan adeta büyülenmiş. Sıcak ve yoğun İtalyan narenciye ağaçlarının kokusu, insanlar neşeli dans ediyor, tenlerinin kokusu havayı dolduruyor... Ona yaşama sevincini hatırlatan işte bu kokuları yeniden hissetmek için Bergamask’ı ortaya çıkardı. Parfüm o sıcak gecenin kokularını barındırıyor içinde. Hikayesinden ve adından da belli olduğu üzere Bergamask’ın omurgası, bergamot yağı ve belirgin şekilde animalik misk notalarından oluşuyor. Aslında olayı da bu işte, narenciye ve miskin muhteşem harmonisi. Parfüm açılışıyla delici ve şehvetli bir bergamot açılışı yapıyor hatta belki de piyasadaki en cesur, en güçlü bergamot kokusu olabilir. Narenciyenin aşırılığı misk ile yumuşatılıyor, iyice kurudukça ise gece açan yasemin ve balın baş döndürücü notaları ortaya çıkıyor. Bergamask tam bir yaz kokusu, özellikle geceleri belki siz de kendinizi Bergamasca dans festivalinde hissedebilirsiniz. Unisex kullanım için uygundur.